Dudak Damak Yarıklığı

 

Damak-dudak yarıklığı; dudak, sert damak, yumuşak damak, diş ve burun gibi yapıların bir ya da birden fazlasının anne karnında tam olarak gelişmemesine bağlı olarak ortaya çıkan anatomik bozukluktur. Sadece dudak yarıklığı şeklinde ortaya çıkabileceği gibi burundan başlayarak tüm damağı içeren komple bir yarık olarak da görülebilir. Damak-dudak yarıklığı; dudak, sert damak, yumuşak damak, diş ve burun gibi yapıların bir ya da birden fazlasının anne karnında tam olarak gelişmemesine bağlı olarak ortaya çıkan anatomik bozukluktur.

Sadece dudak yarıklığı şeklinde ortaya çıkabileceği gibi burundan başlayarak tüm damağı içeren komple bir yarık olarak da görülebilir. Sadece dudak yarıklığı olan bireylerde sorunun olumsuz etkisi sınırlıdır. Fakat damak yarıklıklarında olumsuz etkiler yaşam kalitesini derinden etkilemektedir. Problemin Etkileri: Damak-dudak yarıklığının çocuk ve çevresindekiler üzerindeki etkisi doğumdan hemen sonra başlar çünkü bu bebekler ağız içi basıncı yarık nedeniyle sağlayamazlar ve emmeleri ve dolayısıyla beslenme yetersizliğine bağlı olarak fiziki gelişimleri sorunlu olur. Dudak ameliyatları, bebeğin fiziki gelişimiyle ilgili koşullar sağlanabilirse 3 ay civarında yapılabilmektedir. Ancak damak ameliyatının yapılabilmesi 12 aydan önce mümkün olmamaktadır. Bu süreç boyunca bebeğin normal fiziki gelişimini sürdürebilmesi için ailenin beslenme konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. İlerleyen yıllarda ise ağız içi yapıların anatomik eksikliklerinden dolayı konuşma seslerinin üretilmesiyle ilgili olarak artikülasyon terapisine ihtiyaç duymaktadırlar. Dudak-damak yarıklığı olan bireylerde görülen en belirgin sorunlardan biri hipernazalitedir.

Hipernazalite; konuşma için gerekli olan ses enerjisinin, sadece ağızdan çıkması gerekirken buruna kaçması nedeniyle ses rezonansının bozulmasıdır.

Hipernazalite konuşma anlaşılırlığını son derece olumsuz etkileyebilmektedir. Bu sorun; bazı durumlarda cerrahi müdahaleler ile çözülebilecek yapısal bir sıkıntıdan kaynaklanıyor iken, bazı durumlarda ise konuşma terapisi ile ortadan kaldırılabilecek türdendir. Bu noktada dil ve konuşma terapistinin görevini yapısal sorunlar ile kullanıma bağlı hataları ayırt ederek yapısal sorunlar için plastik-estetik cerrahiye veya ortodontiye yönlendirme yapıp diğerleri için dil ve konuşma terapisi sürecini başlatmaktır.

Kaynakça:

www.dilgem.com.tr

About Author

Connect with Me:

Cevap bırakın