Kekemelik

Kekemelik nedir?

Kekemelik konuşma akıcılığında sesli veya sessiz duraksamalardan (‘—–bloklar’), sözcük birimlerinin (ses veya hecelerin) tekrarlanmasından (örne˘in: g‘s-s-s-sog˘uk’) veya uzatılmasından (örneg˘in:‘sssssıcak’) oluşan bir konuşma bozukluğudur. Kekemelik genellikle aşırı zorlanmalar, göze batıcı (kafa, kol hareketleri veya bedensel) gerginlikleri içerir. Kekemeler kekeledikleri anda ne söylemek istediklerini çok iyi bilirler fakat kelimeleri sorunsuz çıkaramazlar. Konuşurken konuşma organları üzerindeki kontrolü kaybederler. Her kekeleyen değişik kekeler. Kekemeliğin derecesi kişiye, konuya, konuşulacak kelimeye, duygusal veya bedensel duruma göre oldukça değişebilir.

Kekemelik genellikle çocuk bir süre akıcı konuştuktan sonra gözle görülen bir neden olmadan 2 ila 5 yaşları arasında gelişir fakat istisnai durumlarda daha geç başladığı da görülür. Çocukların %5inde kalıcı bir kekemelik gelişir. Bu çocukların 4’te 5’i ergenlik çağına kadar yeniden akıcılaşır. Maalesef hangi çocuklarda geçici bir kekemeliğin oluşacağı daha önce bilinemez. Yetişkinlerin %1’nin kekelediği tahmin ediliyor. Bu Türkiye için 800.000’den fazla yetişkinin kekelediği anlamına gelir. Yetişkinlerin kekemeliği genellikle kalıcıdır. Kekemelik erkek çocuklarında kız çocuklarına nazaran ortalama iki kat daha fazla gelişir. Kız çocuklarında kekemelik genellikle geçicidir. Kekeleyen erkek çocuklarında bu oran 5:1 kadar yükselir (5 erkek çocuğuna 1 kız çocuğu düşer).
Kekemelik her kültürde görülür ve 4000 yıllık yazılarda bile kekeleyen insanlardan bahsedilir.

Konunun uzmanı olmayanlar kekeleyen çocuklar konuşabildiklerinden daha çabuk düşündükleri için ya da kekeleyen bir insanı taklit ettikleri için, daha sinirli oldukları için veya daha fazla ilgi çektikleri için, dillerinin daha yavaş döndüğünden dolayı
konuşmalarının akıcı olmadığını tahmin ederler. Bu görüşler doğru değildir. Kekeleyen insanların kekelemeye genetik olarak yatkın oldukları düşünülür. Kekemelik çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, dil ve konuşma açısından çok çabuk geliştiği bir dönemde ortaya çıkar. Neden ve niçin bazı çocuklarda bu dönemde kekemeliğin ortaya çıktığı bilinmemektedir. Kekemeliğin gelişiminde duygusal, bedensel veya sosyal nedenlerin önemli rol oynadığı tahmin edilmektedir. Kekemeliğin daha ileri gelişmesinde konuşmada artan gerginlik, çocuğun kekemelikten kaçınmasına neden olur. Bu bağlamda konuşmaya karşı olumsuz duygular ve tavırlar ortaya çıkabilir. Korku ve kaçınma, konuşmada gerginlik ve sürekliengellenme sonucunda oluşan kısırdöngü, kekemeliğin ayakta kalmasına veya daha da artmasına yol açar. Kekemelik bu süreç içinde otomatikleşir ve devam ettiği süreye bağlı olarak değiştirilip düzeltilmesi de zorlaşır.

Çocuğunuzun kekelediğini fark ettiğiniz ve endişelenmeye başladığınız anda mutlaka bir uzmana danışmalısınız. Kekemelik dalında tecrübesi olan bir uzmana başvurarak kekemelik tehşisi yaptırın ve uzmanın görüşünü alın. Çocuğunuzu muayene
edilmesi için mutlaka yanınızda götürün. Bunun yanı sıra sizinle kekemeliğin belirtileri ve çocuğun tepkisi hakkında görüşülmesi gerekmektedir.
Eğer çocuğunuz kekeliyorsa aşırı telaşa kapılmamaya çalışın, fakat uzun zaman kekemelik  geçer diye umutlanıp beklemeniz de tavsiye edilmez. Çocuğunuz konuşurken kendini zorluyorsa veya konuşmasından dolayı hayal kırıklığına uğruyorsa mutlaka kekemeliğin tehşisi yapılmalıdır. Tabii ki endişeleniyor ve ne yapacağınızı, nasıl davranacağınızı bilmiyorsanız da bir uzmana danışmanız yararlı olur. Kekemelik tedavisinde çocuğunuzun yaşı önemli değildir. Kekemeliğin muayenesi tedavinin gerekli olup olmadığı konusunda karar verilmesine yardımcı olur.

Siz de çocuğunuza yardımcı olabilirsiniz. Kekemelik kötü bir alışkanlık olmadığı gibi çocuğunuzun kontrolü dışındadır. Çocuğunuzun takılmalarını düzeltmeyin. Onun size ‘nasıl’ değil de ‘ne’ demek istediğini anlamaya çalışın. Onu zorlamayın, sözcük
ve tümcelerini tamamlamayın. Kendiniz sakin olup yavaş konuşmaya çalışın. Çocuğunuza anlayış gösterin ve üzüldüğünde onu teselli edin. Kekemelik hakkında bilgi edinin ve çevrenizdeki insanlara, çocuğunuza karşı nasıl davranmaları gerektiğini
anlatın.

Kısaca

Çocuğunuzla konuşurken…

1.Çocuğunuzla sakin, acele etmeden ve birçok ara ara duraksamalarla konuşun. Çocuğunuz konuşmasını bitirdikten sonra siz konuşmaya başlamadan önce birkaç saniye duraksayın. Bu davranışınız çocuğunuza yapacağınız “Yavaş konuş.”, “Tekrar dene.” gibi eleştirilerden çok daha faydalı olacaktır.

2.Çocuğunuza sorduğunuz soruların sayısını azaltın. Soru sormak yerine, çocuğunuzun söyledikleri hakkında basit yorumlar yapın.

3.Çocuğunuzla konuşurken yüz mimiklerini ve diğer beden işaretlerinizi kullanın. Bu çocuğunuzun nasıl konuştuğuna değil, ne konuştuğuna odaklandığınızı gösterir.

4.Çocuğunuza her gün ilginizin bölünmediği, düzenli, bir zaman ayırın. Bu sessiz ve sakin zaman çocuğunuz için bir güven inşa edecektir.

5.Tüm aile üyelerinizi ve çocuğunuzun iletişimde olduğu kişileri dinleme, konuşma ve söz alma konusunda eğitin. Çocuğunuzun sözlerinin az bölünmesi daha az kekelemeye yol açar.

6.Çocuğunuzla nasıl etkileşime girdiğinizi gözlemleyin.  Çocuğunuza konuşması ve dinlemesi için verdiğiniz zamanı artırın. Ona konuşması sırasında süre problemi olmadığını hissettirin.

7.Yukarıdaki  tüm tavsiyelere ek olarak, çocuğunuzu  olduğu gibi kabul ettiğinizi ona hissettirin.  Kekelesin ya da kekelemesin ona verebileceğiniz en büyük destek bu olacaktır.  Çocuğunuzun kekelerken özgür olmasını sağlayın.

Kaynakça:

www.kekemelikdernegi.com

About Author

Connect with Me:

Cevap bırakın