y4s4r

UZAY TERAPİ

Dünyada ve ülkemizde nörolojik hastalıkların tedavisinde her yıl önemli gelişmeler kaydedilmekte birlikte önemli akademik çalışmalar yapılmaktadır. Özellikler değişik nörolojik tanı konmuş çocuklarımızın fiziksel, mental, sosyal ve psikoloji problemlerinin rehabilitasyonu önemli birçok sürecin bir arada yürütülmesi ile başarılı sonuçlar vermektedir.

Günümüzde farklı bir çok uzmanın rehabilitasyon sürecini organize ettiği ve katıldığı, farklı bir çok yöntemin planlanarak uygulanacağı ve ailenin de tam olarak katılımıyla gerçekleşecek multıdisiplener bir yaklaşım modeli engelli çocuklarımızda istenen sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır.

Son yıllarda ülkemizde de farklı isimler ve uygulama yöntemleri ile yaygınlaşan uzay terapi ( Uzay terapisi, 3 C Yöntemi, TheraSuit, Penguen Terapi vb..) tekniği artık Özel eğitim merkezlerinin fizyoterapi ünitelerinin rehabilitasyon yardımcı materyalleri arasında yeri almış bulunmaktadır. Engelli ailelerimize bir mucize gibi sunulan yöntem önemli bir tedavi enstürmanı olmakla birlikte unutulmaması gereken rehabilitasyonun başta fizyoterapist olmak üzere bir ekip işi olduğu ve birçok rehabilitasyon enstrümanının bir araya gelmesi ile doğru sonuçlar alınacağıdır. Engelli çocuğa sahip ailelerimizin çocuklarının tedavileri için yaptıkları haklı arayışlar dikkatle algılanmalı ve büyük hayal kırıkları yaratacak önermelerden kaçınılmalıdır. Bu bağlamda uzay terapisi yöntemi de başarılı ve uzman fizyoterapistlerin rehabilitasyon sürecine dahil etmek istemeleri halinde yardımcı bir rehabilitasyon ekipmanı olduğu unutulmamalıdır.

TARİHCESİ 

Kozmonotların giydiği ‘Penguin Suit’ adı verilen özel kıyafet olan bir diğer deyişle uzay teknolojisinden ilham alınarak geliştirilen bir pediatrik fizik tedavi yöntemidir. İlk prototipi 1992 yılında geliştirilmiştir. Amerika’da, Avrupa’da ve Ülkemizde uzay terapisini başarılı bir şekilde kullanan birçok rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır. Engelli birçok çocuğumuz günlük yaşam aktivitelerinde düzenli olarak kullanmaktadır.

UZAY TERAPİSİNİN AMAÇLARI

  • Hareket genişliğini artırmak;
  • Kas Kuvvetini arttırır.
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Hareket öğrenme ve planlama becerisi kazandırır
  • Çeşitli duyusal entegrasyon yöntemleri sağlar
  • Başarma ve güven hisleri gelişimine yardım eder
  • Ağrıyı azaltmak;
  • Mobiliteyi artırmak;
  • Fonksiyonel kapasiteyi artırmak;
  • Kontraktür oluşumunu azaltmak;
  • Bakımı kolaylaştırmak.
  • Aktif ve pasif hareket sınırını arttırır. Kas Kuvvetini arttırır.
  • Yerçekimi kuvvetini etsiziz hale getirerek, zayıf kas gruplarında aktif hareketlere fayda sağlar
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Kas kuvveti ve elastikiyette ölçülebilir ve gözle görülür derecelerde kazanç sağlar Spazm frekansını azaltmak;
  • Dengeyi geliştirir
  • Koordinasyonu geliştirir
  • Belli bir fonksiyonel beceriye odaklanır
  • Spesifik çalışma kolaylığı sağlar
  • Herhangi bir pozisyonda, pozisyonun stabilizasyonunu sağlamaya yardımcı olur.

UZAY TERAPİNİN YARARLARI

Taktil stimulasyon (Dokunma hissi) geliştirir,
Merkezi sinir sistemini yeniden düzenler,
Harici denge (eksternal stabilizasyon) sağlar,
Kas tonusunu normalize eder, spastisteyi azaltır,
Vücut postürünü düzeltir,
Dinamik düzeltme sağlar
Yürüyüş modelini normalize eder
Vestibular sistemi etkiler
Dengeyi geliştirir,
Koordinasyonu geliştirir,
Ataksi ve atetozda kontrolsüz hareketleri azaltır,
Vücudun ve uzayın farkında olmayı geliştirir
Zayıf kasları destekler,
Güçlü kasların daha da kuvvetlenmesi için direnç uygular
Baş kontrolü gövde desteği sayesinde ses üretimini ve akıcı konuşmayı geliştirir
Kontraktürleri azaltmaya yardım eder,
Kalça eklemine dikey düzlemde yükleme sayesinde kalça düzgünlüğünün gelişimine yardımcı eder,
Kaba ve ince motor becerilerin gelişimine yardımcı olur,
Güven duygusunu geliştirir,
Tedavi süresini kısaltır,
Çocuğun tedaviye maksimum katılımını sağlar.

UZAY TERAPİNİN UYGULAMA ALANLARI

  1. Pediatrik hastalar
  2. Serebro-vasküler olay (SVO)
  3. Post-travmatik durumlar
  4. Merkezi sinir sistemi hastalıkları
  5. Serebral palsi (CP)
  6. Spina bifida
  7. Gelişimsel gerilik
  8. Down sendromu
  9. Spor yaralanmaları
  10. Romatoid artrit
  11. Ortopedik hastalıklar
  12. Vestibular hastalıklar
  13. Duyusal rahatsızlıklar
  14. Kas tranplantasyonu

UZAY TERAPİ

Dünyada ve ülkemizde nörolojik hastalıkların tedavisinde her yıl önemli gelişmeler kaydedilmekte birlikte önemli akademik çalışmalar yapılmaktadır. Özellikler değişik nörolojik tanı konmuş çocuklarımızın fiziksel, mental, sosyal ve psikoloji problemlerinin rehabilitasyonu önemli birçok sürecin bir arada yürütülmesi ile başarılı sonuçlar vermektedir.

Günümüzde farklı bir çok uzmanın rehabilitasyon sürecini organize ettiği ve katıldığı, farklı bir çok yöntemin planlanarak uygulanacağı ve ailenin de tam olarak katılımıyla gerçekleşecek multıdisiplener bir yaklaşım modeli engelli çocuklarımızda istenen sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır.

Son yıllarda ülkemizde de farklı isimler ve uygulama yöntemleri ile yaygınlaşan uzay terapi ( Uzay terapisi, 3 C Yöntemi, TheraSuit, Penguen Terapi vb..) tekniği artık Özel eğitim merkezlerinin fizyoterapi ünitelerinin rehabilitasyon yardımcı materyalleri arasında yeri almış bulunmaktadır. Engelli ailelerimize bir mucize gibi sunulan yöntem önemli bir tedavi enstürmanı olmakla birlikte unutulmaması gereken rehabilitasyonun başta fizyoterapist olmak üzere bir ekip işi olduğu ve birçok rehabilitasyon enstrümanının bir araya gelmesi ile doğru sonuçlar alınacağıdır. Engelli çocuğa sahip ailelerimizin çocuklarının tedavileri için yaptıkları haklı arayışlar dikkatle algılanmalı ve büyük hayal kırıkları yaratacak önermelerden kaçınılmalıdır. Bu bağlamda uzay terapisi yöntemi de başarılı ve uzman fizyoterapistlerin rehabilitasyon sürecine dahil etmek istemeleri halinde yardımcı bir rehabilitasyon ekipmanı olduğu unutulmamalıdır.

TARİHCESİ 

Kozmonotların giydiği ‘Penguin Suit’ adı verilen özel kıyafet olan bir diğer deyişle uzay teknolojisinden ilham alınarak geliştirilen bir pediatrik fizik tedavi yöntemidir. İlk prototipi 1992 yılında geliştirilmiştir. Amerika’da, Avrupa’da ve Ülkemizde uzay terapisini başarılı bir şekilde kullanan birçok rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır. Engelli birçok çocuğumuz günlük yaşam aktivitelerinde düzenli olarak kullanmaktadır.

 

UZAY TERAPİSİNİN AMAÇLARI

  • Hareket genişliğini artırmak;
  • Kas Kuvvetini arttırır.
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Hareket öğrenme ve planlama becerisi kazandırır
  • Çeşitli duyusal entegrasyon yöntemleri sağlar
  • Başarma ve güven hisleri gelişimine yardım eder
  • Ağrıyı azaltmak;
  • Mobiliteyi artırmak;
  • Fonksiyonel kapasiteyi artırmak;
  • Kontraktür oluşumunu azaltmak;
  • Bakımı kolaylaştırmak.
  • Aktif ve pasif hareket sınırını arttırır. Kas Kuvvetini arttırır.
  • Yerçekimi kuvvetini etsiziz hale getirerek, zayıf kas gruplarında aktif hareketlere fayda sağlar
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Kas kuvveti ve elastikiyette ölçülebilir ve gözle görülür derecelerde kazanç sağlar Spazm frekansını azaltmak;
  • Dengeyi geliştirir
  • Koordinasyonu geliştirir
  • Belli bir fonksiyonel beceriye odaklanır
  • Spesifik çalışma kolaylığı sağlar
  • Herhangi bir pozisyonda, pozisyonun stabilizasyonunu sağlamaya yardımcı olur.

UZAY TERAPİNİN YARARLARI

Taktil stimulasyon (Dokunma hissi) geliştirir,
Merkezi sinir sistemini yeniden düzenler,
Harici denge (eksternal stabilizasyon) sağlar,
Kas tonusunu normalize eder, spastisteyi azaltır,
Vücut postürünü düzeltir,
Dinamik düzeltme sağlar
Yürüyüş modelini normalize eder
Vestibular sistemi etkiler
Dengeyi geliştirir,
Koordinasyonu geliştirir,
Ataksi ve atetozda kontrolsüz hareketleri azaltır,
Vücudun ve uzayın farkında olmayı geliştirir
Zayıf kasları destekler,
Güçlü kasların daha da kuvvetlenmesi için direnç uygular
Baş kontrolü gövde desteği sayesinde ses üretimini ve akıcı konuşmayı geliştirir
Kontraktürleri azaltmaya yardım eder,
Kalça eklemine dikey düzlemde yükleme sayesinde kalça düzgünlüğünün gelişimine yardımcı eder,
Kaba ve ince motor becerilerin gelişimine yardımcı olur,
Güven duygusunu geliştirir,
Tedavi süresini kısaltır,
Çocuğun tedaviye maksimum katılımını sağlar.

UZAY TERAPİNİN UYGULAMA ALANLARI

  1. Pediatrik hastalar
  2. Serebro-vasküler olay (SVO)
  3. Post-travmatik durumlar
  4. Merkezi sinir sistemi hastalıkları
  5. Serebral palsi (CP)
  6. Spina bifida
  7. Gelişimsel gerilik
  8. Down sendromu
  9. Spor yaralanmaları
  10. Romatoid artrit
  11. Ortopedik hastalıklar
  12. Vestibular hastalıklar
  13. Duyusal rahatsızlıklar
  14. Kas tranplantasyonu

 

UZAY TERAPİ

Dünyada ve ülkemizde nörolojik hastalıkların tedavisinde her yıl önemli gelişmeler kaydedilmekte birlikte önemli akademik çalışmalar yapılmaktadır. Özellikler değişik nörolojik tanı konmuş çocuklarımızın fiziksel, mental, sosyal ve psikoloji problemlerinin rehabilitasyonu önemli birçok sürecin bir arada yürütülmesi ile başarılı sonuçlar vermektedir.

Günümüzde farklı bir çok uzmanın rehabilitasyon sürecini organize ettiği ve katıldığı, farklı bir çok yöntemin planlanarak uygulanacağı ve ailenin de tam olarak katılımıyla gerçekleşecek multıdisiplener bir yaklaşım modeli engelli çocuklarımızda istenen sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır.

Son yıllarda ülkemizde de farklı isimler ve uygulama yöntemleri ile yaygınlaşan uzay terapi ( Uzay terapisi, 3 C Yöntemi, TheraSuit, Penguen Terapi vb..) tekniği artık Özel eğitim merkezlerinin fizyoterapi ünitelerinin rehabilitasyon yardımcı materyalleri arasında yeri almış bulunmaktadır. Engelli ailelerimize bir mucize gibi sunulan yöntem önemli bir tedavi enstürmanı olmakla birlikte unutulmaması gereken rehabilitasyonun başta fizyoterapist olmak üzere bir ekip işi olduğu ve birçok rehabilitasyon enstrümanının bir araya gelmesi ile doğru sonuçlar alınacağıdır. Engelli çocuğa sahip ailelerimizin çocuklarının tedavileri için yaptıkları haklı arayışlar dikkatle algılanmalı ve büyük hayal kırıkları yaratacak önermelerden kaçınılmalıdır. Bu bağlamda uzay terapisi yöntemi de başarılı ve uzman fizyoterapistlerin rehabilitasyon sürecine dahil etmek istemeleri halinde yardımcı bir rehabilitasyon ekipmanı olduğu unutulmamalıdır.

TARİHCESİ 

Kozmonotların giydiği ‘Penguin Suit’ adı verilen özel kıyafet olan bir diğer deyişle uzay teknolojisinden ilham alınarak geliştirilen bir pediatrik fizik tedavi yöntemidir. İlk prototipi 1992 yılında geliştirilmiştir. Amerika’da, Avrupa’da ve Ülkemizde uzay terapisini başarılı bir şekilde kullanan birçok rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır. Engelli birçok çocuğumuz günlük yaşam aktivitelerinde düzenli olarak kullanmaktadır.

 

UZAY TERAPİSİNİN AMAÇLARI

  • Hareket genişliğini artırmak;
  • Kas Kuvvetini arttırır.
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Hareket öğrenme ve planlama becerisi kazandırır
  • Çeşitli duyusal entegrasyon yöntemleri sağlar
  • Başarma ve güven hisleri gelişimine yardım eder
  • Ağrıyı azaltmak;
  • Mobiliteyi artırmak;
  • Fonksiyonel kapasiteyi artırmak;
  • Kontraktür oluşumunu azaltmak;
  • Bakımı kolaylaştırmak.
  • Aktif ve pasif hareket sınırını arttırır. Kas Kuvvetini arttırır.
  • Yerçekimi kuvvetini etsiziz hale getirerek, zayıf kas gruplarında aktif hareketlere fayda sağlar
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Kas kuvveti ve elastikiyette ölçülebilir ve gözle görülür derecelerde kazanç sağlar Spazm frekansını azaltmak;
  • Dengeyi geliştirir
  • Koordinasyonu geliştirir
  • Belli bir fonksiyonel beceriye odaklanır
  • Spesifik çalışma kolaylığı sağlar
  • Herhangi bir pozisyonda, pozisyonun stabilizasyonunu sağlamaya yardımcı olur.

UZAY TERAPİNİN YARARLARI

-Taktil stimulasyon (Dokunma hissi) geliştirir,
-Merkezi sinir sistemini yeniden düzenler,
-Harici denge (eksternal stabilizasyon) sağlar,
-Kas tonusunu normalize eder, spastisteyi azaltır,
-Vücut postürünü düzeltir,
-Dinamik düzeltme sağlar
-Yürüyüş modelini normalize eder
-Vestibular sistemi etkiler
-Dengeyi geliştirir,
-Koordinasyonu geliştirir,
-Ataksi ve atetozda kontrolsüz hareketleri azaltır,
-Vücudun ve uzayın farkında olmayı geliştirir
-Zayıf kasları destekler,
-Güçlü kasların daha da kuvvetlenmesi için direnç uygular
-Baş kontrolü gövde desteği sayesinde ses üretimini ve akıcı konuşmayı geliştirir
-Kontraktürleri azaltmaya yardım eder,
-Kalça eklemine dikey düzlemde yükleme sayesinde kalça düzgünlüğünün gelişimine yardımcı eder,
-Kaba ve ince motor becerilerin gelişimine yardımcı olur,
-Güven duygusunu geliştirir,
-Tedavi süresini kısaltır,
-Çocuğun tedaviye maksimum katılımını sağlar.

UZAY TERAPİNİN UYGULAMA ALANLARI

  1. Pediatrik hastalar
  2. Serebro-vasküler olay (SVO)
  3. Post-travmatik durumlar
  4. Merkezi sinir sistemi hastalıkları
  5. Serebral palsi (CP)
  6. Spina bifida
  7. Gelişimsel gerilik
  8. Down sendromu
  9. Spor yaralanmaları
  10. Romatoid artrit
  11. Ortopedik hastalıklar
  12. Vestibular hastalıklar
  13. Duyusal rahatsızlıklar
  14. Kas tranplantasyonu

 

UZAY TERAPİ

Dünyada ve ülkemizde nörolojik hastalıkların tedavisinde her yıl önemli gelişmeler kaydedilmekte birlikte önemli akademik çalışmalar yapılmaktadır. Özellikler değişik nörolojik tanı konmuş çocuklarımızın fiziksel, mental, sosyal ve psikoloji problemlerinin rehabilitasyonu önemli birçok sürecin bir arada yürütülmesi ile başarılı sonuçlar vermektedir.

Günümüzde farklı bir çok uzmanın rehabilitasyon sürecini organize ettiği ve katıldığı, farklı bir çok yöntemin planlanarak uygulanacağı ve ailenin de tam olarak katılımıyla gerçekleşecek multıdisiplener bir yaklaşım modeli engelli çocuklarımızda istenen sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır.

Son yıllarda ülkemizde de farklı isimler ve uygulama yöntemleri ile yaygınlaşan uzay terapi ( Uzay terapisi, 3 C Yöntemi, TheraSuit, Penguen Terapi vb..) tekniği artık Özel eğitim merkezlerinin fizyoterapi ünitelerinin rehabilitasyon yardımcı materyalleri arasında yeri almış bulunmaktadır. Engelli ailelerimize bir mucize gibi sunulan yöntem önemli bir tedavi enstürmanı olmakla birlikte unutulmaması gereken rehabilitasyonun başta fizyoterapist olmak üzere bir ekip işi olduğu ve birçok rehabilitasyon enstrümanının bir araya gelmesi ile doğru sonuçlar alınacağıdır. Engelli çocuğa sahip ailelerimizin çocuklarının tedavileri için yaptıkları haklı arayışlar dikkatle algılanmalı ve büyük hayal kırıkları yaratacak önermelerden kaçınılmalıdır. Bu bağlamda uzay terapisi yöntemi de başarılı ve uzman fizyoterapistlerin rehabilitasyon sürecine dahil etmek istemeleri halinde yardımcı bir rehabilitasyon ekipmanı olduğu unutulmamalıdır.

TARİHCESİ Kozmonotların giydiği ‘Penguin Suit’ adı verilen özel kıyafet olan bir diğer deyişle uzay teknolojisinden ilham alınarak geliştirilen bir pediatrik fizik tedavi yöntemidir. İlk prototipi 1992 yılında geliştirilmiştir. Amerika’da, Avrupa’da ve Ülkemizde uzay terapisini başarılı bir şekilde kullanan birçok rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır. Engelli birçok çocuğumuz günlük yaşam aktivitelerinde düzenli olarak kullanmaktadır.

UZAY TERAPİSİNİN AMAÇLARI
  • Hareket genişliğini artırmak;
  • Kas Kuvvetini arttırır.
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Hareket öğrenme ve planlama becerisi kazandırır
  • Çeşitli duyusal entegrasyon yöntemleri sağlar
  • Başarma ve güven hisleri gelişimine yardım eder
  • Ağrıyı azaltmak;
  • Mobiliteyi artırmak;
  • Fonksiyonel kapasiteyi artırmak;
  • Kontraktür oluşumunu azaltmak;
  • Bakımı kolaylaştırmak.
  • Aktif ve pasif hareket sınırını arttırır. Kas Kuvvetini arttırır.
  • Yerçekimi kuvvetini etsiziz hale getirerek, zayıf kas gruplarında aktif hareketlere fayda sağlar
  • Enerji harcamasını azaltmak;
  • Kas kuvveti ve elastikiyette ölçülebilir ve gözle görülür derecelerde kazanç sağlar Spazm frekansını azaltmak;
  • Dengeyi geliştirir
  • Koordinasyonu geliştirir
  • Belli bir fonksiyonel beceriye odaklanır
  • Spesifik çalışma kolaylığı sağlar
  • Herhangi bir pozisyonda, pozisyonun stabilizasyonunu sağlamaya yardımcı olur.

UZAY TERAPİNİN YARARLARI

Taktil stimulasyon (Dokunma hissi) geliştirir,
Merkezi sinir sistemini yeniden düzenler,
Harici denge (eksternal stabilizasyon) sağlar,
Kas tonusunu normalize eder, spastisteyi azaltır,
Vücut postürünü düzeltir,
Dinamik düzeltme sağlar
Yürüyüş modelini normalize eder
Vestibular sistemi etkiler
Dengeyi geliştirir,
Koordinasyonu geliştirir,
Ataksi ve atetozda kontrolsüz hareketleri azaltır,
Vücudun ve uzayın farkında olmayı geliştirir
Zayıf kasları destekler,
Güçlü kasların daha da kuvvetlenmesi için direnç uygular
Baş kontrolü gövde desteği sayesinde ses üretimini ve akıcı konuşmayı geliştirir
Kontraktürleri azaltmaya yardım eder,
Kalça eklemine dikey düzlemde yükleme sayesinde kalça düzgünlüğünün gelişimine yardımcı eder,
Kaba ve ince motor becerilerin gelişimine yardımcı olur,
Güven duygusunu geliştirir,
Tedavi süresini kısaltır,
Çocuğun tedaviye maksimum katılımını sağlar.

UZAY TERAPİNİN UYGULAMA ALANLARI

  1. Pediatrik hastalar
  2. Serebro-vasküler olay (SVO)
  3. Post-travmatik durumlar
  4. Merkezi sinir sistemi hastalıkları
  5. Serebral palsi (CP)
  6. Spina bifida
  7. Gelişimsel gerilik
  8. Down sendromu
  9. Spor yaralanmaları
  10. Romatoid artrit
  11. Ortopedik hastalıklar
  12. Vestibular hastalıklar
  13. Duyusal rahatsızlıklar
  14. Kas tranplantasyonu

Dünya Engelliler Birliği Toplantısı

Dünya Engelliler Birliği Toplantısının 11-12 Mayıs’ta Mersin’de yapılacağı bildirildi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, Dünya Engelliler Birliği tarafından 12 Mayıs’ta Mersin’de yapılacak olan Erişilebilir Kent ve Turizm Merkezi Global Konferansı’nda Mersin’in, ‘Erişilebilir Kent ve Turizm Merkezi’ ilan edilmesinin beklendiği bildirildi. Açıklamada, 10-16 Haziran tarihleri arasında*New York’ta Birleşmiş Milletler’in alt toplantısında Mersin’in, yine tüm dünyaya Erişilebilir Kent ve Turizm Merkezi olarak ilan edileceği, İtalya ve İspanya’dan sonra dünyada üçüncü, Türkiye’de ise Erişilebilir Kent ve Turizm Merkezi ilan edilen ilk kent olacağı kaydedildi.
Dünya Engelliler Birliği Mersin’de ağırlanacak
Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, 2015 yılından bu yana Dünya Engelliler Birliği ile erişilebilirlik çalışmaları yürüten Mersin Büyükşehir Belediyesi, yönetmelik kapsamında otellerin erişilebilir hale getirilmesinin yanı sıra, Türkiye’den ve yurt dışından engellilerin de Mersin’e gelerek tatillerini burada geçirmelerini sağlamaya yönelik çalışmalar yapıyor.
Büyükşehir Belediyesi ve Dünya Engelliler Birliği arasında yürütülen proje sonucunda erişilebilir kent belgesinin alınması ile birlikte, Mersin sadece yaz sezonunda değil, 365 gün engelli turist ağırlayabilecek ve bu sayede kent ekonomisine büyük katkılar sunulacak.
Mersin’in Erişilebilir Kent ve Turizm Merkezi haline gelmesini hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, Dünya Engelliler Birliği tarafından verilecek olan veBirleşmiş Milletler*tarafından kabul edilmiş, evrensel standarda sahip Erişilebilir Kent Belgesi’ni almaya hazırlanıyor.
Büyükşehir Belediyesi, Mersin’de yapmış oldukları erişilebilirlik çalışmalarının incelemelerini yapmak üzere Dünya Engelliler Birliği’ne yetki verdi. Ocak ayının sonu itibariyle başlayan incelemeler, şubat ayının sonuna kadar devam edecek. Raporlar düzenlendikten sonra eksikler varsa bunların telafisiyle alakalı çalışmalar yapılacak ve mayıs ayına kadar bu çalışmaların büyük bir çoğunluğu tamamlanmış olacak.
Dünya Engelliler Birliği, aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi tarafından engelsiz oteller projesi kapsamında erişilebilir olarak belgelendirilen otellerde de incelemelerde bulunacak. Otellerin de belgelerini almaları durumunda uluslararası standarda sahip
erişilebilir otel olacaklar. Bu çalışmalar bittikten sonra Dünya Engelliler Birliği, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmalardan dolayı Mersin’e erişilebilir kent belgesi verecek. Dolayısıyla 6 kıtada 85 ülkeden 400 çatı kuruluşunun oluşturmuş olduğu Dünya Engelliler Birliği, Mersin’i Engelsiz Kent ve Turizm Merkezi olarak kabul edecek ve dünyadaki engellilerin tatillerini Mersin’de geçirmeleri için çağrıda bulunacak.
Mersin’de büyük organizasyonlara imza atılacak
Dünya Engelliler Birliği ile ortak bir proje yürüten Mersin Büyükşehir Belediyesi, bu proje kapsamında 11-12-13 Mayıs’ta Mersin’de büyük organizasyonlara imza atacak.
Yapılacak olan çalışmada, Dünya Engelliler Birliği’ni oluşturan 85 ülkeden 400 çatı kuruluşunun içerisinde yer alan 130 üst düzey yönetici, genel kurullarını yapmak üzere Mersin’de ağırlanacak.
Dünya Engelliler Birliği 6. Genel Kurulu’nu, 11 Mayıs’ta Mersin’de yapacak ve genel kuruldan sonra 12 Mayıs tarihinde Amerika ve Avrupa’daki turizm kuruluşlarının katılacağı Erişilebilir Turizm Global Konferansı da Mersin’de yapılacak. Konferansın ardından 13 Mayıs tarihinde de Mersin Büyükşehir Belediyesi,*Mersin Üniversitesi*ve Dünya Engelliler Birliği ile birlikte Erişilebilir Üniversite Kapsayıcı Eğitim Global Konferansı yapılacak.
Ayrıca Dünya Engelliler Birliği tarafından 10-16 Haziran tarihleri arasında New York’ta Birleşmiş Milletler’in bir alt toplantısında Mersin tüm dünyaya, Erişilebilir Kent ve Turizm Merkezi olarak deklare edilecek.
Projenin ana hedefleri
Erişilebilir Şehir ve Turizm Merkezi Mersin Projesi’nin ana hedefleri arasında engelli bireylerin turizm hizmeti aldığında, ulaşımdan konaklamaya kadar tüm ihtiyaçlarının ulaşılabilir nitelikte olması yer alıyor. Ayrıca ana hedefler arasında Türkiye Turizm Stratejisi 2023 kapsamında, erişilebilir turizmde dünyaya örnek destinasyon olmak, turist akışını bölgeye yönelterek turizm gelirinin artmasını sağlamak, alternatif turizm türlerinin yaygınlaşmasına öncülük etmek, girişimcileri yatırıma yönlendirmek, ülkenin kimliğini, çeşitliliğini, zenginliğini ortaya koymak bulunuyor. – MERSİN
Haber Yayın Tarihi : 2018-02-26 14:38:00

Evde Bakım Aylığı

01.01.2018 – 31.12.2018 tarihlerinde geçerli olmak üzere evde bakım aylıkları için hanede kişi başına düşen aylık gelir sınırı, 967,27 TL olmuştur.

NOT: tam miktarı 967,273333 TL.

______

01.01.2018 – 30.06.2018 döneminde geçerli olmak üzere evde bakım aylıkları 1085,50 TL olmuştur

Emeklilik

Özürlüler yaşa bağlı olmadan erken emekli olurlar

Emekli olmak için normalde 3 şart vardı. Bunlar, prim ödeme süresi, sigortalılık süresi ve yaştır. Ancak, kişi özürlü ise emekli olmak için aranan üç şarttan yaş şartı aranmadığı gibi prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süreleri de daha da basitleştirilmiştir…
Öte yandan 2008 yılına kadar özürlü sıfatıyla emeklilik hakkı olmayan Bağ-Kur’lular da artık özürlü emeklilik haklarından yararlanabilirler…

Yüzde 40’dan fazla rapora sahip özürlüler erken emekli olurlar
5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ana hükümleri 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girdi. Bu Kanun ve bu Kanun’un ortadan kaldırdığı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince özürlüler gerek çalışarak ve gerekse isteğe bağlı prim ödeyerek emekli olabilirler.

A-Yeni Kanunla gelen özürlü emekliliği 
5510 sayılı Kanun’un 28 inci maddesi 1 Ekim 2008 gününde yürürlüğe girdi bu Kanun’un getirdiği özürlü emekliliği hükümleri, 01.10.2008 gününden sonra ilk defa işe girecek olanlar için geçerlidir.

Yeni düzenlemeye göre;
1-Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce yüzde 60 ve daha fazla oranda hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayanlara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.

2-Yetkili sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;

a) Yüzde 50 ilâ yüzde 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,

b) Yüzde 40 ilâ yüzde 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,

prim bildirilmiş olanlar herhangi bir yaşa bağlı olmadan özürlü sıfatıyla erken emekli olabilecekler ama yukarıda sayılan şartlar 01.01.2015 gününden sonra işe girenler için geçerli olup, Kanun’un ek ve geçici maddeleriyle kademe getirilmiştir. Getirilen kademeye göre düzenlenmiş tablo aşağıdaki gibidir.

2008 sonrasi - Engelliler yaşa bağlı olmadan erken emekli olurlar

B- 01.10.2008 gününden önce işe girmiş eski SSK’lılarda geçiş süreci
Kanun’un geçici 10 uncu maddesine göre;

1-01.10.2008 gününden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede (2/3 oranında) hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.

2-01.10.2008 gününden önce sigortalı olup sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre sigorta başlangıç tarihlerine ve sakatlık oranlarına göre aşağıdaki tablodaki şartlarla emekli edilirler. Bunlardan 18 yaşından önce işe girmiş olanlar varsa işe giriş tarihleri değil, 18 yaşını ikmal ettikleri tarihler dikkate alınmalıdır.

2008 oncesi - Engelliler yaşa bağlı olmadan erken emekli olurlar

C- 01.10.2008 gününden önce işe başlamış eski Memurlarda geçiş süreci

Kanun’un geçici 4 üncü maddesi ile;

1-5434 sayılı Kanun gereğince kanuni tabiriyle sakat kadrosu ile başlayan memurlar ile sakat kadrosunda olmamasına rağmen memur olmadan önce yüzde 40 ve daha fazla oranlı raporu olanlar
15 yıllık yani 5400 günlük süreyle emekli olmaktadırlar ve olmaya da devam edeceklerdir.

2-Doğuştan özürlü olup da ellerinde rapor olmayanlar
5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (01.10.2008 gününden) önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az yüzde 40 oranında özürlü olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az yüzde 40 oranında doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde memur (kamu görevlisi) olanlar; en az 5400 gün (15 tam yıl) uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde emekli olabileceklerdir.

3-Sonradan özürlü olanlar
Çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;

a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480,

gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla istekleri halinde emekli olacaklardır.

D-Bağ-Kur’lu özürlüler de artık erken emekli olabiliyor
Bağ-Kur (4/B) sigortalılarından özürlü-engelli olduğu için SSK’lılar gibi erken emekli olamayanlara da artık 5510 sayılı Kanun ile ilk defa erken emeklilik hakkı getirildi. Uygulamaya göre, ilk defa sigortalı olduğu tarihten önce malûl (yüzde 60 ve fazlası) olduğu için malullük aylığı bağlanmayanlar, çalışma gücü kaybı yüzde 40 ila yüzde 59 arasında olanlar 1 Ekim 2008 tarihinden sonra tahsis talebinde bulunmaları durumunda aşağıdaki şartlarda 4/b sigortalılığı kapsamına konulan özürlü emekliliğinden aşağıdaki tablodaki şartlarla yararlanabilecekler.

bagkur - Engelliler yaşa bağlı olmadan erken emekli olurlar

Özürlüler Yasası

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam,Tanımlar ve Genel Esaslar

Amaç

MADDE 1- Bu Kanunun amacı; a. Özürlülüğün önlenmesi b. Özürlülerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunlarının çözümü c. Her bakımdan gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılımlarını sağlamak d. Bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemeleri yapmaktır.

Kapsam

MADDE 2- Bu Kanun özürlüleri, ailelerini, özürlülere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.

Tanımlar

MADDE 3- Bu Kanunun uygulanmasında;

a. Özürlü: Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiyi,

e) Bakıma muhtaç özürlü: Özürlülük sınıflandırmasına göre resmi sağlık kurulu raporu ile ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişileri,

f) Korumalı işyeri: Normal işgücü piyasasına kazandırılmaları güç olan özürlüler için meslekî rehabilitasyon ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve malî yönden desteklendiği ve çalışma ortamının özel olarak düzenlendiği işyerini,

g) Korumalı işyeri statüsü: Çalışanlarının yönetmelikle belirlenen oranını özürlülerin oluşturduğu veya özürlülere yönelik çalışmaları ile korumalı işyerine sağlanan teknik ve malî destek sağlanma şartlarını taşımayı,

h) Rehabilitasyon: Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle oluşan özrü ortadan kaldırmak veya özürlülüğün etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmek, özürlüye yeniden fiziksel, zihinsel, psikolojik, ruhsal, sosyal, meslekî ve ekonomik yararlılık alanlarında başarabileceği en üst düzeyde yetenekler kazandırarak; evinde, işinde ve sosyal yaşamında kendine ve topluma yeterli olabilmesi ve özürlünün toplum ile bütünleşmesi, ayrımcılığa karşı tüm tedbirlerin alınması amacıyla verilen koruyucu, tıbbî, meslekî, eğitsel, rekreasyonal ve psiko-sosyal hizmetler bütününü, ifade eder.

Genel esaslar

MADDE 4- Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde aşağıdaki esaslara uyulur: a) Devlet, insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, özürlülerin ve özürlülüğün her tür istismarına karşı sosyal politikalar geliştirir. Özürlüler aleyhine ayrımcılık yapılamaz; ayrımcılıkla mücadele özürlülere yönelik politikaların temel esasıdır. b) Özürlülere yönelik olarak alınacak kararlarda ve verilecek hizmetlerde özürlülerin, ailelerinin ve gönüllü kuruluşların katılımı sağlanır. c) Özürlülere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır. d) Kurum ve kuruluşlarca özürlülere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşünün alınması zorunludur.

İKİNCİ BÖLÜM

Sınıflandırma, Bakım, Rehabilitasyon, İstihdam, Eğitim,İş ve Meslek Analizi

Sınıflandırma

MADDE 5- Özürlülerle ilgili derecelendirmeler, sınıflandırmalar, tanılamalar uluslararası özürlülük sınıflandırması temel alınarak hazırlanan özürlülük ölçütüne göre yapılır. Özürlülük ölçütünün tespiti ve uygulama esasları, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Bakım

MADDE 6- Özürlü kişilerin yaşamlarını öncelikle bulundukları ortamda sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmesi, toplum içinde kendi kendilerini idare edebilecek ve üretken hâle gelebilecek şekilde bakım ve rehabilitasyonlarının yapılması, bunlardan ihtiyacı olanların geçici veya sürekli bakım altına alınması veya bunlara evde bakım hizmeti sunulması esastır.

Ruhsatlandırma

MADDE 7- Özürlülere yönelik bakım hizmetlerini, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden ruhsat alan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları verebilir.

MADDE 9- Bakım hizmetleri, evde bakım veya kurum bakımı modelleriyle sunulabilir. Öncelikle kişinin sosyal ve fiziksel çevresinden ayrılmaksızın hizmetin sunulması esas alınır.

Rehabilitasyon

MADDE 10- Rehabilitasyon hizmetleri toplumsal hayata katılım ve eşitlik temelinde özürlülerin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak verilir. Rehabilitasyon kararının alınması, plânlanması, yürütülmesi, sonlandırılması dâhil her aşamasında özürlü ve ailesinin aktif ve etkili katılımı esastır.

Meslekî rehabilitasyon

MADDE 13- Özürlülerin yeteneklerine göre mesleğini seçme ve bu alanda eğitim alma hakkı kısıtlanamaz. Özürlülerin yetenekleri doğrultusunda yapabilecekleri bir işte eğitilmesi, meslek kazandırılması, verimli kılınarak ekonomik ve sosyal refahının sağlanması amacıyla meslekî rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmasının sağlanması esastır.

Gerçek veya tüzel kişilerce açılacak olan özel meslekî rehabilitasyon merkezleri, yetenek geliştirme merkezleri ve korumalı işyerlerinin değişik tipleri ile özel işyerlerinde bireylerin bireysel gelişimleri ve yeteneklerine uygun iş veya becerilerini geliştirici tedbirler alınır. Bu alandaki hizmetler ihtiyaçlara göre iş ve meslek analizi yapılarak hizmet satın alınması suretiyle temin edilebilir.

Sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri belediyeler tarafından da verilir. Belediyeler bu hizmetlerin sunumu sırasında gerekli gördüğü hallerde, halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezleri ile işbirliği yapar. Özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde özürlü, hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında belirlenen miktarı hizmetin satın alındığı merkeze öder.

Eğitim ve öğretim

MADDE 15.- Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır.

Eğitsel değerlendirme

MADDE 16- Özürlülerin eğitsel değerlendirme ve tanılaması il milli eğitim müdürlükleri rehberlik araştırma merkezlerinde uzman kişilerden oluşan ve özürlü ailesinin yer aldığı özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından yapılır ve eğitim plânlaması geliştirilir. Bu plânlama her yıl yeniden değerlendirilerek gelişmeler doğrultusunda gözden geçirilir. Çıraklık eğitimi almak isteyen özürlülerin ilgi, istek, yetenek ve becerileri doğrultusunda ve sağlık kurulu raporunu da dikkate almak suretiyle hangi meslek dalında eğitim alacaklarına kurul karar verir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Değiştirilen Hükümler

MADDE 18 .- 625 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 2- 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümleri gereği izin almış olan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri 31.12.2007 tarihine kadar Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen şartlara d altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olanlara, bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının % 300’ü tutarında,

b) 18 yaşını dolduran, kanunen bakmakla mükellef kimsesi olmayan ve herhangi bir işe yerleştirilememiş olan özürlülerden; her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olanlara, bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının % 200’ü tutarında,

c) Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olduğu halde, kanunen bakmakla yükümlü olduğu 18 yaşını tamamlamamış özürlü yakını bulunanlara, bakım ilişkisi fiilen gerçekleşmek kaydıyla bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının % 200’ü tutarında,

Aylık bağlanır.

65 yaşın doldurulmasından önce bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkların aynı şekilde ödenmesine devam olunur. Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylık bağlananlardan başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar özürlü olduklarını tam teşekküllü hastaneden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlayanlara da birinci fıkranın (a) bendine göre aylık bağlanır.

Aylık bağlanmasına esas özürlülük oranı değişenlerin aylıkları durumlarına göre yeniden tespit olunur. Özürlülük oranı, bu Kanuna göre aylık bağlanması gereken oranın altına düşenler ile birinci fıkrada belirtilen aylık ortama gelir tutarından fazla gelir elde etmeye başlayanların aylıkları kesilir.

Aylık hakkından yararlanan 18 yaşından küçük özürlülerin yalnızca kendileri bu Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen tedavi hakkından yararlanır. Ancak, bu madde hükümlerine göre aylık alanlardan herhangi bir sosyal güvenlik kurumunun tedavi yardımı kapsamında bulunanlara tedavi yardımı yapılmaz. Bu Kanunun 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 inci maddeleri birinci fıkra hükümlerine göre aylık ödenecekler hakkında da uygulanır. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan malûl olmaları sebebiyle yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardan bu kurumlardan aldıkları aylık veya gelir toplamı tutarları bu madde gereğince durumlarına göre ödenebilecek tutardan daha az olanlara; aradaki fark ilgili sosyal güvenlik kurumu tarafından (birden fazla sosyal güvenlik kurumundan aylık veya gelir alanlar için yalnızca tercih edecekleri bir sosyal güvenlik kurumu tarafından) ödenir ve bu şekilde ödenen tutarlar Hazineden tahsil edilir.

MADDE 26- 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun 3 üncü maddesinin © bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (d) bendi eklenerek bentler teselsül ettirilmiş ve mevcut (e) bendine (11) numaralı alt bent eklenmiştir.

d) “Bakıma Muhtaç Özürlü”; özürlülük sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi, 11- “Çocuk evleri”; 0-18 yaşlar arasındaki korunmaya muhtaç çocukların kaldığı ev birimlerini,

MADDE 27- 2828 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (e) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

a) Bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmetlere ilişkin faaliyetler, Devletin denetim ve gözetiminde, sivil toplum kuruluşları ile halkın gönüllü katkı ve katılımı da sağlanarak bir bütünlük içinde yürütülür. Sunulacak bakım ve diğer hizmetlerin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin, çalışma usûl ve esasları ve diğer hususlar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

MADDE 28- 2828 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

g) Kuruma bağlı olanlar dışında kurulacak sosyal hizmet kuruluşlarının, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti verenler hariç olmak üzere açılış iznine, her türlü standartlarına ve işleyişlerine ilişkin esasları, varsa ücret tarifelerini tespit etmek, onaylamak, denetimini yapmak ve bu esaslara uymayanların faaliyetlerini durdurmak.

MADDE 30- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.

EK MADDE 7- Sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olmayan, bakıma muhtaç özürlülerden ailesini kaybetmiş olanlar ile ailesi ekonomik veya sosyal yoksunluk içerisinde bulunanlara bakım hizmetinin resmî veya özel bakım kurumlarında ya da ikametlerinde verilmesi sağlanır.

Bakıma muhtaç özürlülere sunulacak bakım hizmetlerinin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin, çalışma usûl ve esasları, denetlenmeleri ile ücretlendirme ve ödemeleri Kurumun koordinatörlüğünde, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Bakıma muhtaç özürlülere sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak her ay için kişi başına belirlenecek tutar, iki aylık net asgari ücretten fazla olamaz.

Bakıma muhtaç özürlülerin, Kurumca bakılanlar dışındakilerin bakım ücreti bu amaçla Kurum bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

MADDE 35- 30.4.1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

EK MADDE 3- Görme, ortopedik, işitme, dil-konuşma, ses bozukluğu, zihinsel ve ruhsal özürlü çocuklardan özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine devam etmeleri uygun görülenlerin eğitim giderlerinin, her yıl bütçe uygulama talimatında belirlenen miktarı Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

MADDE 40- 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

EK MADDE 1- Büyükşehir belediyelerinde özürlülerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri vermek üzere özürlü hizmet birimleri oluşturulur. Bu birimler, faaliyetlerini özürlülere hizmet amacıyla kurulmuş vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşlarıyla işbirliği hâlinde sürdürürler. Özürlü hizmet birimlerinin kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve işleyişine ilişkin usûl ve esaslar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

MADDE 42- 25.3.1997 tarihli ve 571 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin (h) bendine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

Başkanlığın bağlı olduğu Bakanın onayı ile özürlü kimlik kartı hazırlama veya verme yetkisi, valiliklere devredilebilir. Özürlü kimlik kartı hazırlama ve verme usûl ve esasları, İçişleri Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünce müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde yürürlüğe konulur.

GEÇİCİ MADDE 2- Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.

GEÇİCİ MADDE 3- Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir.

Yürürlük

MADDE 51- Bu Kanunun 35 inci maddesi ile 50 nci maddesinin (a) bendi 1.6.2006 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 52- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Sosyal Haklar

Özürlü Hakları Özet Listesi 1. Devlet tiyatroları, gösterilerini özürlülere ücretsiz sunmaktadır.
2. Türk hava yolları ile seyahat halinde belirlenen esaslar doğrultusunda özürlüler %40 indirimden yararlanabilir.
3. Devlet Demir Yolları ana hat yolcu trenleri ile seyahat halinde özürlüler %20 indirimden yararlanabilir.
4. Telsim (Cep Özel Engelliler) – Turkcell (Destekcell) Cep Telefonlarında Görüşme Ücretinden İndirimli Olarak Yararlanılabilir.
5. Türk Standardları Enstitüsü ile birlikte özürlüler için özel düzenlemeleri içeren standartlar hazırlanmaktadır.
6. Özürlülerle ilgili sivil toplum örgütleri, 2908 sayılı kanuna göre dernekler, federasyonlar ve konfederasyon şeklinde örgütlenmiştir.
7. Özürlülerin profesyonel olarak spor yapmaları için devlet bakanlığına bağlı özürlüler spor federasyonları vardır.
8. Oy kullanırken seçim kurullarının özürlüler için düzenleme yapmaları gerekmektedir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 26-27)
9. Belediyeler 572 sayılı kanun hükmünde kararname gereğince özürlülere uygun düzenlemeleri standartlara uygun olarak yapmak zorundadır. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)
10. Belediyeler toplu taşıma araçlarından özürlüleri ücretsiz veya indirimli olarak yararlandırmak zorundadır. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)
11. 1580 Sayılı Belediyeler ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Yasası, belediyelere ait ve belediyeler tarafından işletilen veya kiraya verilen büfeler, otoparklar gibi işyerlerinin özürlüler tarafından işletilmesi konusunda kolaylık getirmiştir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)
12. 18 yaşını bitirmiş ve herhangi bir yerden geliri olmayanlar emekli sandığına veya bulunduğu yerdeki valilik veya kaymakamlık makamlarına başvuru yaparak 2022 sayılı yasa gereğince aylık bağlanmasını talep edebilir.
13. Özürlülerin kullandığı araç ve gereçler il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından karşılanabilmektedir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 17)
14. İmar Mevzuatına ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenmiştir. buna göre, kaldırımlar, yaya yolları, konutlar ve umumi binalar özürlülerin ulaşabilirliğine uygun olarak yapılmak durumundadır.
15. Özürlüler H sınıfı sürücü belgesi alarak özel tertibatlı araç kullanabilirler.
16. H sınıfı sürücü belgesine sahip olan özürlüler yurt içinden aldıkları özel tertibatlı otomobillerde, katma değer vergisi indiriminden yararlanmakta ve taşıt alım vergisinden muaf tutulmaktadır.
17. H sınıfı sürücü belgesi olan özürlülerden uygun şartları taşıyanların yurt dışından getirtecekleri özel tertibatlı otomobiller için gümrük vergisi muafiyeti vardır.
18. El ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş bulunan özürlülerin yurt dışından getirtecekleri özel tertibatlı minibüsler gümrük vergisinden muaftır.
19. Sosyal Güvenlik kuruluşlarınca karşılanan araç ve gereçlerin standartlara uygun olarak sağlanması gerekmektedir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 20-22-23)
20. özürlü çocuğun resmi veya özel eğitim merkezlerinde aldıkları gelişim ve eğitime ilişkin giderlerin bir kısmı çalışılan kurum, emekli sandığı ve sosyal sigortalar kurumu tarafından bütçe uygulama talimatları çerçevesinde karşılanmaktadır. emekli sandığına ve sosyal sigortalar kurumu’na bağlı kişilerin çocuklarının özel eğitimleri için 2002 yılı itibarı ile en fazla 245 milyon tl eğitim yardımı yapılmaktadır.
21. Yükseköğretim kurumuna girmeye hak kazanan ve kayıt yaptırarak öğretime başlayan öğrenci ilk yılında bulunduğu ilin valiliği bünyesindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı’na başvurması durumunda, başbakanlık bursundan yararlandırılır.. ayrıca yardımcı ders araç gereçlerinin temini konusunda özürlü öğrenciye destek verilmektedir.
22. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün öğrenci yurtlarından özürlü öğrenciler istemde bulunmaları halinde yararlanabilmektedirler.
23. Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından uygulanan harç ve öğrenim kredisi tahsisinde %40 ve üzerinde özürlü olduğunu belgeleyenlere öncelik tanımakta ve harç kredisinin geri ödenmesinde yönetim kurulu kararı ile %50 indirim yapılmaktadır.
24. 2002/58 Sayılı Başbakanlık Genelgesi, özürlülere yönelik bir çok düzenlemenin uygulanmasını içermektedir.
25. 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesine göre, II sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, münhasıran aracı sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibatı bulunanların malul ve sakatlar tarafından beş yılda bir defaya mahsus olarak bizzat kullanılmak üzere ve %90 ve üstü oranda raporu bulunan tüm özürlüler yeni otomobil ve bir kısım ticari araçlarda ö.t.v.’den muaftırlar
26. 197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 4. maddesine göre, bizzat maluller tarafından kullanılan ve %90 ve üstü oranda raporu bulunan tüm özürlüler motorlu taşıtlar vergisinden müstesnadır.
27. Serbest meslek erbabı ve ücretli çalışan özürlü vatandaşlarımız ile kendisi özürlü olmasa bile ailesinde özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ile ücretliler vergi indiriminden yararlanırlar
28. Kamu kurumlarının sakat memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı sorumlu ve yetkilidir
29. Kurumlarca özürlü vatandaşlarımıza ayrılan boş devlet memuru kadroları için her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos veya Ekim-Kasım dönemlerinde sınav açılmaktadır
30. Sınav duyuruları Devlet Personel Başkanlığı tarafından resmi gazetede, tirajı yüksek ulusal gazetelerde ve TRT Televizyon ve radyo kanalları aracılığıyla yapılmaktadır.kurumlar sınav duyurularında işin özelliği gerektirmediği sürece özür grupları arasında bir ayrım yapamayacağı gibi özür oranında da üst sınır getiremeyeceklerdir.
31. Sınavlarda özürün özelliğine göre kurumların refakatçi bulundurması gereklidir. Ayrıca özür grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlamak ve değerlendirmek üzere özel sınav kurulu oluşturulur 32. İşverenlerin belirli bir mesleği olan özürlüleri öncelikle meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırmaları gerekmektedir
33. Kurum ve kuruluşlar çalışma yerlerini özürlü vatandaşlarımızın çalışmasını kolaylaştıracak şekilde düzenlemek gerekli tedbirleri almak ve özürlü vatandaşlarımızın çalışmaları ile ilgili özel araç ve gereçleri temin etmek zorundadır
34. Ülkemizde özürlü vatandaşlarımız için Türkiye iş Kurumu, Halk Eğitim Merkezleri, Mesleki Eğitim Merkezleri, Özel Dershaneler, Belediyeler ve özürlülerle ilgili dernek ve vakıflar tarafından meslek edindirme kursları açılmaktadır
35. Özürlü vatandaşlarımızın çalıştığı kamu kurum ve kuruluşu özelleştirme kapsamındaysa, kapatma ve tasfiye halleri dışında özürlü vatandaşlarımız işten çıkartılamaz
36. Özelleştirme sonucunda özürlü vatandaşlarımızın çalıştığı kurum veya kuruluşun tasfiye edilmesi veya kapatması halinde işine son verirse bulunulan ildeki Türkiye İş Kurumuna başvurulmalıdır. Bu durumda iş kaybı tazminatı, kanunun diğer çalışanlara tanıdığı hakların iki katı oranında ödenmektedir.
37. Meslek edindirme kurslarından yararlanan özürlü vatandaşlarımıza işe yerleştirmede öncelik tanınır
38. Gerek kamu gerekse özel sektörde özürlü işçi olarak iş bulmayı sağlayacak kurum Türkiye İş Kurumudur.
39. Özürlü işçiler, diğer işçilere yapılan sosyal yardımlardan aynen yararlanırlar.
40. Toplu iş görüşmelerinde özürlü işçiler aleyhine hükümler konulamaz.
41. Özürlü vatandaşlarımız kendi işini kurduğunda gelir vergisi indiriminden yararlanabilir
42. 50 ve daha fazla işçi çalıştıran kamu %4, özel sektör işletmeleri % 3 özürlü çalıştırmak zorundadır.
43. Ceza paraları özürlü vatandaşlarımızın istihdamı, mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu için kullanılmaktadır.
44. yasal kotasının üstünde özürlü çalıştıran işverenleri sigorta primlerinin yarısı devlet tarafından karşılanmaktadır.
45. Türkiye’de 268 özel eğitim okulu ve 351 özel eğitim ve rehabilitasyon kurumu vardır.
46. Tüm İllerde Rehberlik Ve Araştırma Merkezleri bulunmaktadır. özürlü çocuğu olan aileler buralara başvurarak çocukları hakkında danışmanlık hizmeti alabilirler.
47. Okullarda kaynaştırma eğitimine ağırlık verilmektedir.
48. Görme engellilere okul öncesi dönemde gündüzlü, ilköğretim düzeyinde yatılı ve gündüzlü olarak eğitim verilmektedir.
49. İlköğretim okulunu bitiren görme özürlü öğrenciler öğrenimlerine normal okullarda kaynaştırma yoluyla devam etmektedirler.
50. Braille yazılmış ortaöğretim ders kitapları görme engelliler akşam sanat ve basım evi matbaasında basılıp ihtiyaç sahiplerine talep halinde ulaştırılmaktadır
51. İşitme engellilere okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde gündüzlü ve yatılı olarak eğitim hizmeti verilmektedir
52. İşitme engelli öğrenciler meslek liselerine sınavsız yerleşebilmektedirler
53. Ortopedik özürlülere yatılı ve gündüzlü olmak üzere okul öncesi, ilköğretim ve meslek lisesi düzeyinde eğitim olanağı sunulmaktadır.
54. Zihinsel engelliler eğitilebilir ve öğretilebilir olarak iki ayrı grup okulda eğitim almaktadırlar. bunlar özür derecelerine göre yapılandırılmış okullarda yada kaynaştırma okulları veya sınıflarında eğitim alabilmektedirler.
55. Uzun süre hastanede yatan çocuklar için bazı hastaneler bünyesinde “hastane ilköğretim okulları” bulunmaktadır.
56. Üniversite sınavı sırasında ortopedik ve görme özürü bulunanlar için uygun düzenlenmiş sınav mekanları hazırlanır, görme özürlüler ve az görenler için 30 dakikalık ek sınav süresi verilir, sınav sorularını okuyacak ve söylenecek yanıtları yazacak uygun eğitimde ve düzgün diksiyonlu “yardımcı refakatçi” eşliğinde sınava girme olanağı tanınır.
57. Az gören üniversite öğrencileri fakülte/yüksekokul/bölüm amirliklerine yazılı olarak başvurarak sınav sorularını büyük puntolu harflerle yazılmış olarak sağlayabilirler.
58. Ülkemizde rehabilitasyon hizmeti, tıbbi rehabilitasyon merkezlerinde verilmektedir.
59. Ülkemizde hamilelik döneminde bebeğin fiziksel ve zihinsel özürlü olup olmadığının saptanması amacıyla genetik danışma merkezlerinde genetik danışma hizmeti sunulmaktadır.
60. Ülkemizde Ankara ve İstanbul’da olmak üzere özürlülere yönelik hizmet götüren iki diş kliniği bulunmaktadır.
61. Sosyal güvenlik kurumlarında Bağ-Kur hariç olmaz üzere (SSK,Emekli Sandığı) iyileştirme hükümleri sayesinde engelsiz sigortalılara nazaran daha erken emekli olma imkanı sağlanmıştır.
62. Trafik akışını engellememek koşuluyla park etmeye elverişle alanlara araç park edebilirler. ( Özürlü Kimlik Belgesini aracın ön yüzünü görünecek şekilde asmanız önemle rica olunur.)